Tanınmış Kişiler » MEHMET HİLMİ (1902 - 1931)



24 Temmuz 1923’te imzalanan ve Batı Trakya Müslüman Türk toplumunun hukuki statüsünü garanti altına alan Lozan Antlaşması’ndan sonra, kültürel hayatın vazgeçilmezlerinden olan basın yayın çalışmalarının Batı Trakya’da başladığını görüyoruz.

Bu bağlamda, azınlığın siyasi ve kültürel hayatında önemli bir boşluğu dolduran ve basın yoluyla kültürel çalışmalarına ilk imzayı atan bir isim var ki, o da Mehmet Hılmi’dir.

Peki ama Mehmet Hılmi kimdir? Mehmet Hılmi, 1902 yılında Sofulu’nun Babalar köyünde doğmuştur. Küçük yaşta anne ve babasını kaybettiği için; yazılı bir kaynak olmamasına rağmen, babadan oğula geçen bir söyleme göre, o dönemde Babalar köyünde yaşayan Şakir Ağa tarafından evlatlık edinildiğidir. İlk eğitimini Sofulu’da akrabalarının yanında tamamladıktan sonra, Balkan Harbi nedeniyle Uzunköprü’ye göç etmiştir. Savaştan sonra, akrabalarının ve o dönemin Edirne valisi olan Hacı Adil Bey’in de yardımıyla, Edirne Lisesi’nin ilk kısmına yazdırılmış ve daha sonra öğretmen okuluna geçmiştir.

Eğitim hayatı maddi zorluklar içerisinde geçmiştir. Öğrenim hayatı boyunca zeki ve çalışkan birisi olarak tanımlanan Mehmet Hılmi, öğretmen okulunu başarılı bir şekilde bitirmiştir.

Daha okul sıralarındayken, Batı Trakya’da hizmet etmeyi kendine hedef belirleyen Mehmet Hılmi, aynı okuldan mezun olan arkadaşları Doğu Trakya’da öğretmenliğe başladıkları sırada, kendisi Dimetoka ve Gümülcine’de öğretmenlik yapmak istemiştir fakat yer bulamayınca, İskeçe’nin Yenice bucağında öğretmenlik hayatına başlamıştır. Burada başarı ile bir yıl öğretmenlik yapmıştır. Öğretmen Mehmet Hılmi, çalışmalarını dört duvar okul sıraları arasına kısıtlamayıp, bilgisini yalnızca öğrencileriyle paylaşmakla kalmayıp, sosyal kişiliğini de ön plana çıkararak, köy halkıyla da yakından ilgilenmiştir. “Bilgi aktarıldıkça güzel” felsefesiyle tanımlayabileceğim; öğrendiklerini, gözlemlerini, bilgisini köy halkıyla paylaşmış, onların sorunlarını dinlemiş, böyle olunca da herkes tarafından tanınmış ve kendini sevdirmiştir. Yenice’deki başarıları takdirle karşılanmış ve İskeçe Merkez Okulu’na tayin edilmiştir. Ama maalesef öğretmenlik aşkıyla yanıp tutuşan Mehmet Hılmi, çalışmalarına ara vermek zorunda kalmıştır. Çünkü Anadolu harbi sonrası, Batı Trakya okullarına yerleştirilen göçmenlerden dolayı, eğitim ve öğretim işleri durmuştur. Mehmet Hılmi de tütün işleri yaparak geçimini sağlamaya başlamıştır. 1922-23 -24-25 yılları azınlığımız için ilimli yıllar değildi. Bu sebeple Mehmet Hılmi, azınlık arasındaki fikir alışverişini hızlandırmak ve aydınlatmak gerektiğini düşünerek “Yeni Ziya” adında bir gazete yayınlamaya başlar. İskeçe ufuklarında bir ümit ve cesaret güneşi ile doğmuş olan Yeni Ziya, ilk sayısından itibaren, ateşli bir dille azınlığımızın haklarını müdafaa etmeye başlamıştır.

Mehmet Hılmi, Yeni Ziya’yı yayınlamaya başladığı zaman, 22 yaşında idi. Gazeteciliğe dair tecrübesi 17 yaşında iken başlamıştı. Edirne’de yayınlanan “Trakya Gazetesi”ne yazılar yazmış ve muhabirlik yapmıştır. Yeni Ziya’daki yazılarıyla yorgun düşen, yaşama sevincini, azmini yitiren azınlık insanlarına, yeniden yaşama ve mücadele azmini kazandırmıştır. Yazılarıyla halkın sevilen ve sayılan siması olmuş, onu tanımayan kalmamıştır.

Aşırı milliyetçi yazılar yazdığı gerekçesiyle mahkeme kararı doğrultusunda, gazetenin yayını durdurulur. 1925 yılı başlarında, kelepçeli olarak Limni Adası’na sürgün edilir. 6 ay devam eden sürgün hayatı sonrasında, 5 Ocak 1926 tarihinde kapatılan Yeni Ziya’nın ardından yılmadan, çalışmalarına ara vermeden, 11 Şubat 1926 tarihinde, arkadaşı İbrahim Demir Bey’le “Yeni Yol” gazetesini çıkartırlar. Gazetenin imtiyaz sahibi İbrahim Demir, başyazarı Mehmet Hılmi’dir. Yeni Yol’un yayın hayatı çok kısa sürmüştür. Sadece 3 sayısını okuyucularına ulaştırabilmiştir. Yeni Yol da, Dr. Halit Eren’e göre milli bütünlüğünü bozduğu gerekçesiyle, 6 Mart 1926 tarihinde yetkili makamlarca kapatılmıştır.

Öğretmen gazeteci Mehmet Hilmi’nin, Yeni Ziya ile başlayan gazetecilik serüveni, Yeni Yol’un kapatılması üzerine, 30 Eylül 1926 yılında İskeçe’de yayınlanmaya başlanan “Yeni Adım Gazetesi” ile devam etmiştir. Yeni Adım’ın 1. sayısında Mehmet Hılmi, “Trakya Türkleri” isimli baş makalesiyle, gazetecilik yaşamının en uzun soluklu gazetesini okuyucusuyla buluşturmuştur. Yeni Adım ile azınlığa, fikirlerini ve ideallerini duyurma imkanı bulmuştur. Yazdığı yazılarla dikkatleri üzerine çeken Mehmet Hilmi, Kitira Adası’na sürgün edilmiştir. 2. sürgün hayatı böyle devam etmiş, fakat azminde ve gayretinde hiçbir eksilme olmamıştır. Sürgün dönüşü, kaldığı yerden yazılarına devam eden gazeteci-öğretmen Mehmet Hilmi ve aydın arkadaşları öğretmen Osman Nuri, öğretmen Osman Seyfi, murettip – gazeteci Hıfzi Abdurrahman İskeçe Türk Gençler Yurdunun, teknik kuruluş olgusunda başı çekmişlerdir. İşkeçe Gençler Yurdu, 1927 yılında tesis edilmiştir. Gümülcine Gençlik Teşkilatı, aralarında merhum öğretmen Mehmet Hılmi’nin de bulunduğu aydın bir grup tarafından tesis edilmiştir.

Batı Trakya Türkleri konusunda, daha çok siyasi çalışmalarıyla tanınan Mehmet Hılmi; dürüst, insancıl, vefakar, girişimci, ilerici, sosyal ve paylaşımcı, şair ruhlu olma özellikleriyle tanınıyordu. İzmir üniversitelerden birinde edebiyat üzerine araştırmaları olan Feyyaz Sağlam bir yazsında, “Eğer yaşamış olsaydı, Trakya’nın yetiştirdiği iyi bir edebiyat adamı olacaktı” sözlerine yer vermiştir.

Üçüncü sürgün hayatını Larissa’da geçiren Mehmet Hılmi, artık hastalanmıştı. 10 yıllık sürgün ve mücadele onu iyice yıpratmış, yatağa düşürmüştü… ve acılı gün. Yaptıkları yapacaklarının garantisiydi fakat ani gelen apandisit krizi ve ameliyatı sonunda 25 Haziran 1931’de hayata gözlerini yumdu. Henüz hayatının baharında 29 yaşında. Mezarı İskeçe’dedir.

“Çok yaşamak elimizde değil, fakat adımızı çok yaşatmak elimizdedir.” Mehmet Hılmi de, küçük bir defter sayfasına adını küçük harflerle değil, Batı Trakya’ya hizmet eden biri olarak tarih sayfasına adını büyük harflerle kazımıştır.

Ruhu şad olsun…